Kutu’muz
Ara09

Kutu’muz

Toplumun size giydirdiği bütün kostümleri çıkartın önce, bütün çıplaklığıyla bir insansınız. Normları, dinleri, ailenizi ve çevrenizdeki tüm yargıları bir kenara koyun. Siz bu dünya üzerindeki milyonlarca bedenden birisiniz. Halbuki bize ne kadar uzak değil mi bu düşünce? Kendi kutumuz içinde bir hayat kuruyor ve evcilik oynuyoruz yıllar boyu. Bir müzik duyuyorum ve dans etmek istiyorum. Bir köşebaşında dans etsem, ritmine uysam...

Devamını Oku
Ciğerlerime Kadar Acı Doluyum, Hücrelerime Kadar Nefret
Kas08

Ciğerlerime Kadar Acı Doluyum, Hücrelerime Kadar Nefret

Hayatın toz pembe olmadığını fark etmem zaman almamıştı yaşıtlarıma göre. Büyümem ve olgunlaşmam da öyle sanırım. Herkes sokaklarda oyunlar oynayıp gülerken, eğlenirken, ben sessiz köşeme çekilip olan biteni seyrederdim. Gücüm yoktu sesimi çıkaramazdım fakat biriktirdim zihnimin bir köşesinde, söylemek isteyip de söyleyemediğim o çirkin ama gerçek kelimeleri. Ondan mıdır bilmem bu omuzlarımdaki yük, biriktirdiğim kelimeler ağır...

Devamını Oku
Hatırlatmak İstedim
Kas08

Hatırlatmak İstedim

Proje dersi için huzur evini ziyarete giden arkadaşlarım on kişiden geçmişe dair özlemlerini bir mektupla dile getirmelerini istemişler. Bahsettikleri kadarıyla hepsi evlat ve torun özleminden söz etmişler. Unutamadığı eski bir aşk, ölen bir eşe özlem duyan yok muydu aralarında diye sormak istedim ve hayır cevabını duyunca şaşırdım bir an… Evlat can yarısıdır, her şeyden önce gelir bilirim ama eş ömrünün sonuna kadar yanında...

Devamını Oku
Miras
Kas06

Miras

Saatim sizde kalsın beyefendi onu size bırakıyorum. Zaman mefhumunu kaybedeli uzun zaman oldu zaten, saate bakıp zamanı takip etmeyi yersiz buluyorum.  Parasızlık da büsbütün sarstı dengemi üstelik. Doğduğumdan beri hayallerimin su almasına alıştı da ruhum, gövdem ayakkabılarımın su almasından pek şikayetçi. Zaten epeydir şöyle adam akıllı yağmurda yürüyüp yıkayamadık gözlerimizi. Ayakkabıları çöpe atın yani. Fakat hayallerim...

Devamını Oku
Değersizleşen Değerlerimiz
Kas02

Değersizleşen Değerlerimiz

Bizi biz yapan anne, baba ve çocuk. Tarihimiz boyunca hep beraber yaşamış kenetlenmişiz birbirimize. Hatta ninelerimizle yaşarmışız o dönemlerde. Büyüklerin fikri alınırmış, sonra yola çıkılırmış. Akrabalık bağlarımız bile farklıymış yakın tarihimizde. Küs olsak bile yardımına koşar sonra kaldığımız yerden devam edermişiz, peki şimdi? Bırakın kardeşlerimizi anne babamıza tahammülümüz kalmadı artık. Toplumun en küçük parçası aile....

Devamını Oku
Hastasıyım Minionların
Eki07

Hastasıyım Minionların

Heyecanla beklediğim an geldi ve Despicable Me 2, Türkiye’de vizyona 4 Ekim tarihinde girdi. Koştum, gittim, 3D ve korkunç bir Türkçe dublajla izledim. Açıkçası Türkçe dublaja mecbur kalacağımı bildiğim halde, Aralık ayında Amerika’da piyasaya sürülecek olan DVD sürümünü beklemek istemedim.  Bu animasyonu bu kadar çok sevmemin başlıca nedeni, verilen mesajın çoğunluğun algıladığı üzere, sonunda insanın içini ısıtan ve hayatın bir...

Devamını Oku
Bizim Oralardaki Kız
May31

Bizim Oralardaki Kız

Bizim oralar diye bir laf vardır herkes bilir. Memleketinden her ayrı kalan, her hasret çeken yaşar bu duyguyu.  Bizim çocuk daha iyi biliyordu. Çünkü bizim kızdan ayrı kalmıştı. Saçlarına dokunamaz, güzel yüzünü okşayamaz olmuştu. Rüzgâr gibi bir şeydi bu ayrılık denen şey. Olunca bir anda oluyordu. Esiyor, gürlüyor tozu dumana katıp uçuruyordu tüm yazmaları. Oysa kendi işlemişti bizim kız. Emek vermişti, üzerine karanfil kokusu...

Devamını Oku
Sinem: Var mı Ondan Güzeli?
Oca17

Sinem: Var mı Ondan Güzeli?

“Var mı ondan güzeli?” diye başlıyordu haberin başlığı. Gazeteyi elime aldığımda dikkatimi çeken ilk başlık o olmuştu. Adı Sinem’di, doğduktan 1 yıl sonra babasını kaybetmiş, 4 yaşındayken ailesiyle beraber Erzurum’un Aşkale ilçesinde depreme yakalanmış. Deprem sonrası kaldıkları çadırda yangın çıkınca yüzü, elleri, kirpikleri ve saçları da dahil olmak üzere bütün vücudu yanmış. 6 ay yanık ünitesinde tedavi...

Devamını Oku
Ağlamayı Unutanlara: Çizgili Pijamalı Çocuk (The Boy in the Striped Pyjamas)
Kas17

Ağlamayı Unutanlara: Çizgili Pijamalı Çocuk (The Boy in the Striped Pyjamas)

Kelimelerle arkadaşlığın tanımını yapmak çok kolaydır, mühim olan sosyalleşmenin getirdiği gerçek hayatta arkadaşlığı, tutmamız gerekli sözlerle yaşatabilmektir. Çok sevdiğimiz kedimiz, köpeğimiz kaybolmuştur ya da sıcak bir günün ardından sevgilinin verdiği hediyeyi kaybetmişizdir, ilk arkadaşımızla paylaşırız bu durumu ve cevabı gel arayalım olur. Hayat; gel arayalım dedikten sonra bulmaya çabalamaktır, ucunda ölüm olsa bile…...

Devamını Oku
Bu Ne Sabahı? Bayram Mı?
Kas09

Bu Ne Sabahı? Bayram Mı?

Çocuk uyanır. Bir gece öncesinden şifonyerin üzerine özenerek bıraktığı kıyafetlerini giymek için heyecanlanır, sabırsızlanır. Hatta uyku bile tutmamıştır bütün gece. Bir an önce kahvaltı sofrasına oturmak ister. Daha sonra akrabalarını görmek. Neden peki bu telaş? Her zaman giyebilir yeni kıyafetler. Her zaman ailesiyle birlikte kahvaltı edebilir. Her zaman akrabalarını görmeye gidebilir. Neden peki bu sabah? Konmuş adı işte: BİR...

Devamını Oku