Özlem

Hatırlatmak İstedim

Proje dersi için huzur evini ziyarete giden arkadaşlarım on kişiden geçmişe dair özlemlerini bir mektupla dile getirmelerini istemişler. Bahsettikleri kadarıyla hepsi evlat ve torun özleminden söz etmişler. Unutamadığı eski bir aşk, ölen bir eşe özlem duyan yok muydu aralarında diye sormak istedim ve hayır cevabını duyunca şaşırdım bir an… (daha&helliip;)

İstanbul’a

Arada kaldığım yıllar… Sen bana neleri kaybettirdin. Duvarımda asılı Galata Köprüsü hayallerim. Bana ne çok yakın ne İstanbulçok uzak. İlk aşkım, son aşkım… Sana yazılan her şarkının belki de içindeydim. Oturup karşında kaç kez hayallere daldım da uyandırdı beni uykumdan ansızın hedeflerim. Sana gelmek zor, senden ayrı olmak daha zor. Bilmem benim içinde yerin var mı tarihinin bir sayfasında? Var mı yerim semtlerinin en ücra kıyısında? Gezmedim seni benimmişsin gibi, periferinde dolaştım teninin denize bakan köşelerini. Yine de benim değildin. Çıldırtan güzelliğinle, farklılığınla sen her zaman kimsenindin. Bu sahipsizlik, bu dizginsizlikti seni böyle muhteşem kılan. Sen sendin, benim ben olmak istediğim gibi. Belki de rahatlığın anlatabilmende gizliydi kim olduğunu. Birileri seni kültür başkenti yaptı; oysa sen yeri geldiğinde öyle olamadığını bile itiraf ettin. En çok da dürüst bir şehir olmanı sevdim; “ben katlanılması zor bir şehrim” diyebilmeni kuyrukta ve trafikte bekletirken insanları… Asla harika olmadığını söyleyip/söylettirip yine de beğenilmek. Sanırım bu senin talihin. (daha&helliip;)