zaman

Zaman Katili

Sıkıntıdayım. Harfleri sıraya dizmekten bile yoruluyorum sanki her seferinde. Kulaklarımda müzik, dinleyerek vakit öldürüyorum. Dediklerine göre en kıymetli vaktimi… Zamanı öldürdüğüm için benden intikam mı alıyor? Bana bir sıkıntı dadandırdı. Beni boşa harcama dedikçe kulaklarımı tıkadığım, onu öldürdüğüm için… İyi dadandırdı zaman bana bu sıkıntıyı. Sıkıntı benim sıkıntım oluverdi birden. Üstelik besledim onu. Büyüttüm. Birdenbire kocaman bi sıkıntı oldu. Belki de çok önceden dadanmıştı bana. Farkında olmadan büyüttüm, büyüttüm. Şimdi bedenim sıkıntının elinde. Ne zaman bırakacak beni? Nasıl kurtulacağım elinden? Bana kim yol gösterecek? Gösterdiği yolda yürüyebilecek miyim sıkıntı bedenimi ele geçirmişken? İzin verecek mi sıkıntı o yolda yürümeme? (daha&helliip;)

Miras

Saatim sizde kalsın beyefendi onu size bırakıyorum. Zaman mefhumunu kaybedeli uzun zaman oldu zaten, saate bakıp zamanı takip etmeyi yersiz buluyorum.  Parasızlık da büsbütün sarstı dengemi üstelik. Doğduğumdan beri hayallerimin su almasına alıştı da ruhum, gövdem ayakkabılarımın su almasından pek şikayetçi. Zaten epeydir şöyle adam akıllı yağmurda yürüyüp yıkayamadık gözlerimizi. Ayakkabıları çöpe atın yani. (daha&helliip;)