Fatih ve Şarap

Fatih Sultan Mehmet Han’dan bahsetmek istiyorum arkadaşlar. Orta Çağı kapatan, Yenİ Çağ’ı açan, devrindeki alimlerin içtihatıyla alim olduğu bilinen hükümdardan bahsedelim biraz.

Fatih Sultan Mehmet birçok Osmanlı padişahı gibi devrinin büyük alimlerinden eğitim almış bir hükümdar. Kendisi Latince’yi , İtalyanca’yı, Farsça’yı, Arapça’yı çok iyi bilen birisiymiş. Bunu biz demiyoruz. Tarih söylüyor. Hz.Muhammed (s.a.v)’in “İstanbul’u alan ordu ne mübarek ordudur. İstanbul’u fetheden komutan ne mübarek komutandır” sözüne mazhar olan ordunun başındaki kumandan. Kısacası büyük insan. Çağın dahisi. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük hükümdarlarından birisi.

Medyada son zamanlarda Yaşar Nuri Öztürk hocamızın bazı beyanları oldu. Duymuşsunuzdur belki. Ben Fatih Altaylı’nın Teke Tek Programı’nda rastladım. Fatih’in şarap içtiği mevzusu. Bunun tarihi belgelere dayandığını ve Fatih’in şarap içmeyi çok sevdiğini ifade ediyor Yaşar Nuri Hocamız.

Olayın tarihi boyutu beni aşıyor arkadaşlar. Tarihi gerçekliği önemli değil benim için. Onu Tarihçi hocalarımıza bırakıyoruz. Önemli olan nedir bu konuda? Fatih’in şarap içmesi mi? Onun İstanbul’un Fatih’i olması mı? Zamanında tüm Avrupa’yı tir tir titretmesi mi? Hangisi?

Fatih, şarap içmiş olabilir. Bu onun kişisel tercihi. Kimse Fatih neden şarap içti? İçmeseydi daha iyi olurdu diyemez. İçip içmediğini bilmiyoruz tabi ki. Bu bir rivayet. (Hammer’de de mevcut değildir bu aslında.) Burada öneme haiz olan konu neden şarap içtiği konusunda durulması. Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında, Yaşar Nuri Hoca’ya “Hocam Fatih, şarap içmiş. Ne diyorsunuz?” demesi işte beni çıldırtan. Ben Yaşar Nuri Öztürk’ün yerinde olsam, “Fatih şarap içmiş içmesine ama İstanbul’u almış. Sen neyi aldın? Ne yaptın?” demesini beklerdim. Demedi. Sükut-u hayale uğradım.

Arkadaşlar! Fatih Sultan Mehmet’ten bahsediyoruz. Atatürk’ün neden rakı içtiği konusunda duruyormuyuz hiç? Onun bu devleti hangi şartlar altında organize ettiğini, bir güç olarak dünya arenasına soktuğunu biliyoruz. Önemli olan da bu değil mi zaten. Rakı ve ya şarap ne türden içki olursa olsun. Zararı muhakkak vardır. Ama bunu kamuoyuna getirmek ne kadar abes. Bu saçmalığı bilimselliğe vurmak, tartışmak ne kadar saçma.

Bu toplum tarihini unuttuğu kadar hiçbir şeyi unutmadı. Bu toplum kimliğini yitirdi. Kendini unuttu. Atalarını unuttu diyeceğim de ne zaman doğru dürüst öğrendi ki? Fatih şarap içmiş olabilir. 4.Murat da tütün içmiştir belki, 2.Selim’in 100′den fazla kadınla ilişkisi olmuş olabilir. Birçok oğlu vardır onlardan. Bunlardan bize ne. Niye hep tarihin “Magazin Forever” iklimine geçiyoruz?Niye “Pazar Keyfi” havasında tarih konuşuyoruz? Niye bir Hammer’in Osmanlı Tarihi’ni okumayıp da duyduğumuz her söze inanıyoruz? İtimat ediyoruz?

Yaşar Nuri Öztürk belli ki sağlam bir kaynağa dayandırıyor sözlerini. Olabilir. Kendisine sözüm yok. Sözüm meclisten dışarı. Sözüm Fatih, şarap içmiş deyip gülenlere.

Okumaya Bunlarla Devam Et:

  • Şişemdeki Gelin-cik Tarlası Viktor Levi'ye gidip içimi kolay, güzel bir şarap sipariş etmek istiyorum, yanına da peynir tabağ...
  • Gece Bir elimde siyah topuklu ayakkabılarım, bir elimde bir şişe kırmızı şarap… Sokaklarda kâh yürüyor...
  • Dindar Atatürk Mustafa Kemal Atatürk, askeri ve siyasi kişiliğinin yanı sıra, ahlakı ve İslam dinine verdiği öne...
  • Köprülüler Devri Yazın türümüzün deneme olması sebebiyle Tarih'e çok da bağlı kalmadan bir yazı kaleme almayı düşü...
  • Bizim Aydınlar Bir Şey Yaptı Herhalde! Bugünlerde birkaç tane aydınımız (!) Ermenilerden özür diliyorlarmış. Sizi bilmiyorum ama ben ilk...

Yazan: Fatih Emre Polat

Bir yazarın biyografisinden çok, yazdıkları önemlidir.Paha biçilemez bir eser, mazide kalmış büyük bir şöhretten daha kıymetlidir. Geçmişle övünmek boş bir hevestir.Geleceğe bakmak lazım.Kalıpları yıkmak lazım.A düşüncesinden, B düşüncesine dümdüz giden yolun tutsakları olan günümüz toplumuna, kestirme yolları göstermek lazım. Yazar, kendini yenileyemiyorsa yazmasın.Sorgulayamıyorsa, eline kalem bile almasın. İş bu sahifenin yazarı, naçizane bir kalem ve bir beyin sahibi!Saygıda, düşüncede, ifadede ve sanatta... Edebiyat "edeb"le başlar dostlar. Saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.

Bu Yazıyı Paylaş:

11 Yorum

  1. yazıyı okuyunca aklıma direkt olarak Mustafa filmi geldi. Filme yapılan onca haksız eleştiri ve izlemeden oluşan o önyargı yüzünden Atatürk “tanınmaz hale” geldi. burada da aynı şey… zira Fatih’in şarapla ilgisinin olduğunu buradan öğrendim. daha önce duymamıştım. neden? çünkü bununla ilgilenmeyi aklımın ucuna bile getirmemiştim. ama bizim “acar” muhabirlerin aklında bu yok mu her zaman için? haber değeri olsun da ne olursa olsun… “ortalığı şöyle bir sarsalım, gerisinden bize ne” anlayışı ile “magazin forever!”

  2. bunlarla ilgileneceklerine fatih’in yazdığı şiirlere biraz göz gezdirseler belki birşeylerin farkına varırlar. tarih büyük komutanlar, büyük devlet adamları yetiştirmiştir ve pek tabiiki bunlar büyük başarılar kaydetmişlerdr ancak kaç başbakan, cumhurbaşkanı şiir yazar, edebiyatla ilgilenir, hatta onu geçtim tiyatroya gitmiştir, bir de işin bu boyutlarına bakmak gerekir. bunlar büyük devlet adamları oldukları kadar, yetişmiş kişilerdir de…

  3. Evet.Fatih’in “Avni” mahlasıyla yazdığı çok güzel şiirleri vardır.Zaten hemen hemen tüm Osmanlı Padişahları şairdir.Farsça, Arapça ve Türkçe eğitim alıyorlar.Divan Edebiyatı’na yönelmeleri ve hiç de hafife alınmayacak şiirler yazmaları doğal diye düşünüyorum.

    “Şahi” topunun da çizimleri ve hesaplamalarını Fatih yapmıştır.Macar topçusu “Urban” sadece topları dökmüştür.Biz bir dahiden bahsediyoruz.Biz bir alimden bahsediyoruz.Gerisi nedir?

  4. burada, üzülerek söylüyorum, geçmişe dair pek çok şeye tiksintiyle bakma adetinin bir yansımasını görebileceğimizi düşünüyorum. hadi hatırlayalım ilkokulda öğrendiklerimizi; osmanlı ne diye yıkılmıştı? neden yıkılsın, padişahlar kendini içkiye kadına vermiş de ondan. zevki sefaya düşmüş devlet adamları da ondan halkını unutmuş. böyle öğretilmedi mi sanki? hala da aynı safsatalar devam ediyor; fatih hakkında oğlancıdan tut da hıristiyan olduğuna dair pek çok söylenti duydum, hatta bunları gazeteler, tvler ortaya döktüler. yazıktır günahtır… bu adamların özel hayatı hiçbir şekilde bizi ilgilendirmez, “doğrudur-yanlıştır” yorumu yapmıyorum, bunlar gerçekten bizi ilgilendirmez. varsa bu durumun devlet yönetimine etkisi, onu tartışırsın.

  5. Fatih Osmanlı Hanedanlığında en çok eğitim almış şehzade olarak tahta geçmiştir.Ve en büyük akıl hocası Akşemseddin’dir.Zaten böyle bir insan saray içinden biri tarafından zehirlenerek öldürülmüştür.Şarap olayına gelince kesin bir bilgi olmadan yine konuşulamaz ancak O polemik oluşturmaya çalışan Fatih Altaylı’nın marifetidir.Her ne kadar hocam diye tabir edilen YAŞAR NURİ ÖZTÜRK’ün tek sözüyle ibadet etmem.

  6. Fatih Sultan Mehmet’in zehirlenip zehirlenmediği konusu kesinliğe kavuşmuş bir konu değildir.Kendisinin ölmeden önce bir yere sefere gideceği bilinmektedir.Üsküdar’a kurulmuştur Otağ-ı Humayun.Sene 1481 ve Fatih vefat ediyor.Seferi nereye yapacağını kimseye söylemiyor Fatih.Belki Otrantoya belki Memlüklülere.Belki de Doğu’ya.En Doğuya.Fatih’in Yahudi bir hekim tarafından öldürüldüğü söylenmektedir.Bu bir rivayet.Tarihi konularda kesin bilmediğimiz şeyleri kesinmiş gibi söylemek bence yanlıştır.Biraz daha dikkatli olmammız gerekiyor arkadaşım.

  7. Fatih Sultan Mehmet hem şairdir, hem ileriyi düşünen büyük bir devlet adamıdır.Ortodoksları himaye ederek onların Katoliklerde birleşmesini önleyecek kadar ileri görüşlü biridir.Bugünkü Fiorentina bölgesinin eski adı olan Otranto’yu alan ve İtalya’yı ve Papa’yı tir tir titreten büyük bir devlet adamıdır.Fatih Sultan Mehmet Karadeniz’i Türk gölü haline getirmiştir.Venediklileri defalarca bozguna uğratmıştır.Doğuda güvenliği sağlamıştır.Fatih, 15. yy’ın tartışmasız en büyük devlet adamıdır.Buhara, Semerkant gibi yerlerden getirdiği şairleri, bilim adamlarının “Sahn-ı Seman” medreselerinde eğitim vermesini sağlamıştır.Fatih, Avrupa’nın Atilla’dan sonraki en korkulu rüyasıdır.Fatih idealisttir.Fatih özel ismine, manasını veren odur.Tüm bunlara ve yaptıklarına binaen şarap içse (bu konuda kesinlikle bilgi sahibi değilim) ne olur ki ben inanmıyorum buna…

  8. Evet kesin bir olay değildir.Ancak okuduğum kitaplarda ölüm sebebinin zehirlenme olduğuna dair buluntular normal ölümden daha fazla olduğu için kendi adıma ben öldürüldüğünü düşünüyorum.

  9. Olabilir.Ama elimizde yeterli tarihi döküman mevcut değil.Osmanlı Tarih yazıcılarının yazdıklarıyla yetiniyoruz.Batıya bu konuda zaten itibar edemiyoruz.Onlar sadece bizim tarihimizi değil kendi tarihlerini abartmaktan ayrı bir haz duyuyorlar.(bazıları hariç tabi ki.)Osmanlı Tarihi ile ilgili yazılmış en içerikli ve sağlam kaynak Avusturya’lı Von Hammer Purgstall’ın Osmanlı Tarihi adlı 20 ciltil eseridir.(Hammer de bir batılı.)Her ne kadar bizim kendini çok beğenen bazı tarihçilerimiz Hammer’i sevmese de , onun yanlı davrandığını düşünseler de ondan iyisi bu vakte kadar çıkmamıştır.

    Televizyondan Tarih öğrenilmez.Çünkü Tarih konusunda inanılmaz derecede bilgi zaafiyeti yaşayan bir toplumumuz var.Tarih konusunda söylenen sözlere, yazılan kitaplara itibar edilmememli demiyorum.Ama Tarih’ini öğrenmek isteyen her fert, Hammer’i incelemeli.Onu yeterli görmediği takdirde Osmanlıca öğrenmeli.Sonra Süleymaniye Kütüphanesi’ne ve ya diğer yazma eserler kütüphanelerine gitmeli.Ortaokulda öğrendiğimiz, basmakalıp şeylerle tarihimizi biliyoruz diyebiliyorsak büyük bir hataya düşüyoruz demektir.Tarih kadar önemli bir şey var mı bu toplumda?Yok tabi ki.Elin Amerikalısı 200-300 yıllık tarihiyle övünürken biz binlerce yıllık tarihimizle övünemiyorsak yazık ki ne yazık!

  10. Yani sözün özü ben Tarih konusunda söz sahibiyim.Ben Osmanlı Tarihi’ni biliyorum demek için çok iyi derecede Osmanlıca okuyabilmek gerekir.O nedenle ben bir Batılı’nın yazdığı bir yazıdan kesit alan , ve ya toplumumuzdaki bir yazarın bir yazısından esinlenerek kendine göre yorum yapan hiçbir aydını? ciddiye almam. Tarih romanlarının ve ya Tarihle ilgili düşünce yazılarının hangi esasa dayandığını, hangi eserler göz önünde bulundurularak yazıldığını bilmeden, Tarih okuyorum demek, Tarih’le ilgileniyorum demek (bu söze hiç anlam veremem) tam manasıyla durum komedisidir.

    Tarih 5 tane roman okumakla öğrenilmez.Tarih ucu bucağı olmayan bir deryadır.Bu yola baş koyan kişiler ki toplumumuzda bir elin parmakları kadardır bunlar bitmek tükenmez bir sevdayla çalışmaktadırlar.Dünyada tarihini ayaklar altına alan, onu aşağılayan toplumlar son yüzyılda ne yazık ki Doğu Medeniyeti’nde çıkmıştır.Batı bize iğrenti veren tarihini en ince ayrıntısına kadar inceleyip bununla da yetinmeyip bizim tarihimizi bize öğretecek kadar ileriye gidip bize bir ders vermiştir aslında.Bu ders şu : “Tarihinizi öğrenin şarklılar.Önceden nasıldınız?Şimdi nasılsınız?”

  11. Bence bu yazıyı yazana helal olsun sanen adam şarap içmiş ama bizene adam koskoca İstanbul’u fetihetmiş yaşar nuri öztürk şu anda İstanbul’da yaşıyorsa Fatih Sultan Mehmet’e şükür etsin.

Sen Ne Düşünüyorsun? Hemen Yorumunu Yaz!

Facebook veya Twitter'la Giriş Yap:

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>