Sevmek…

Ne kadar kolaydır seni seviyorum‘ u söyleyebilmek… Ne kadar kolaydır; karşımızdakinin gözlerinin ta derinliklerine bakarken bu sözü fısıldayıvermek. Ne kadar kolaydır; karşımızdakini sevgimize inandırıvermek. Ne kadar kolaydır; bir şeylerin tıkandığı yerde “bu olmadı, bende şansımı başka sevgililerde denerim” diyebilmek. Seni seviyorum… Aramızda kaç kişi bu sözü söylerken inanarak söylüyor? Aramızda kaç kişi sevgiyi en gerçek ve en yalın haliyle duyumsuyor yüreğinde?

Aramızda kaç kişi sevgisinin üzerinde menfaat tohumlarının yeşermesine izin vermeden sevmeyi becerebiliyor?

Aramızda kaç kişi sevgisi uğruna, almadan vermeyi erdem sayıyor?

Aramızda kaç kişi sevgisini tek bir kadına/erkeğe yoğunlaştırıp, “biri giderse diğeriyle idare ederim” zaafiyetine düşmeden besleyebiliyor?

Bizler sevmeyi yanlış öğrendik, yanlış benimsedik!

Sevmek; sadece sevgiliyle yatakta geçirilen birkaç saat demek değildir.

Sevmek; sadece “işte yatak dışında da birlikteyiz” deyip, sağda solda gezinmek demek değildir.

Sevmek; sadece sevgiliyi koluna takıp, çevreye caka satmak demek değildir.

Sevmek; sadece patlamış mısır yiyerek ya da el ele tutuşarak film seyretmek değildir.

Sevmek; otomatiğe bindirilmişçesine sadece hafta içi, sadece hafta sonu, sadece belli saatlerde buluşmak değildir.

Sevmek; “seviyorsa beni bırakıp gitmez, giderse zaten sevmiyordur” felsefesini savunarak sevgiyi kendi kaderine terk etmek demek değildir.

Sevmek; “o bana nasıl davranırsa, ben de ona öyle davranırım” demek de değildir.

Sevgide yalan olmaz, rutin olmaz, menfaat olmaz, ihanet olmaz!

Sevmek; bazen hiç sebepsiz, sırf sesini duymak için aramaktır.

Sevmek; gecenin bir yarısında uyanıp seni çok seviyorum mesajı yollayabilmektir.

Sevmek; hiç beklemediği bir anda, hiçbir şey demeden sarılabilmek, saçlarını okşayabilmektir.

Sevmek; zor anında yanında olduğunu hissettirebilmektir.

Sevmek; sıkıntılı zamanlarda sözle değil, özle destek olabilmektir.

Sevmek; kaybetmemek için kıyasıya mücadele edebilmektir.

Sevmek; tekrar tekrar ne gereği var ki diye düşünmeden defalarca seni seviyorum diyebilmektir.

Sevmek; arabayı birden durdurup, köşedeki çiçekçiden bir çiçek alıp verebilmektir.

Sevmek; hiç gereği yokken bile ona küçücük de olsa bir şey almak, onu sevindirmek isteğidir.

Sevmek; alışkanlıklardan seve seve vazgeçebilmektir.

Sevmek; sevgisi uğruna her şeyi ayaklar altına alabilecek yüreği taşıyabilmektir.

Sevmek; sevgisi uğruna her şeyi ayaklar altına alarak, size kosan sevgiliye yüreğinizi açabilmektir.

Sevmek; koşullar ne olursa olsun, bir dilim ekmeği, bir meteliği paylaşabilmektir.

Sevmek; merak etmek, merak edildiğini bilmek istemektir.

Sevmek; özlemek, özlendiğini duymak istemektir.

Sevmek; başkalarına bakmak, başka birilerini düşünmek, başkalarıyla da gönül eğlendirmek düşüncesinin içinden gelmemesidir.

Böyle hissetmiyorsak, sevgimizi böyle yaşamıyorsak “seviyorum” demeyelim!

Dünyada her şey bu denli kirlenmişken, bırakalım sevdalarımız temiz kalsın….

Sevmek… İçin 12 Yorum

  1. gulnar gedirli diyor ki:

    sozlerin ne kadar da sahici! gercekten de her seyin kirlendigi ve kirletildigi su dunyada temiz kalmasi gereken tek varligimiz sevgi,sevdalar.tum deneyimlerimizi bir nesne araciligiyla yasamaya alismisken, sevginin sinirsiz enginligine doyabilmek ve bunu hissedebilmek buyuk bir erdem…
    ellerine saglik.

  2. hikmet E. diyor ki:

    öncelikle bu gerçekleri yazdığın için teşekkürler. bu yazıya ekleyecek pek fazla birşey yok. seninde yazdığın gibi sevmek, karşılıksız nedensiz ve yalansız olmalı.. şu zamanda herkesin rahatça ve gerçek anlamını hiç bilmeden, düşünmeden kullandığı kelime ve olgudur sevmek..

  3. Hakan Celep diyor ki:

    Seviyorum diyebilmek için öncelikle nelerin olması gerektiğini çok iyi anlatmışsın, oldukça da güzel. Fakat sevmenin de çağlar ve nesiller geçtikçe, tıpkı insanlık gibi evrim geçirdiği göz ardı edilmiş, sanki. İlk dönem Fransız romantiklerini fazla okumanın bir yan etkisi olsa gerek. Ben Stendhal gibi kadim zamanların aşklarını ve hayat koşullarını özlemle anmak yerine, Lamartin veya Hugo gibi “içinde bulunduğumuz zamanda ne yapabiliriz” in peşinde olmanın daha somut olacağı kanısındayım. Yoksa geçmiş aşklara bakar, bugün onu arar ve bulamayız. Sonumuzda pek iç açıcı olmaz sanırım.

  4. Mürvet Tarakcı diyor ki:

    Düşüncenize saygı duyduğumu fakat katılmadığımı belirtmek isterim celep bey. Şu var ki aşkın ve sevginin ne zamanı ne yeri ne de şartları vardır. O sadece saf duygulardan oluşmuş paha biçilmez bir eserdir. Değişime açık olan biz insanlıkta bile gerçek sevgi ve duygular en saf haliyle kalır sadece birkaç topluluk gerçek sevgiyi yok etmeye çalışıyor kaldı ki onlar sadece kendilerini kandırıyorlar hernekadar göz önünde olsalarda.

  5. Hakan Celep diyor ki:

    Aşkın zaman, yer , şart tanımadığı aşikar. Aksini iddia etmek yanlış. Paha biçilmezliği konusunda da sizinle hemfikirim. Aşk konusunda, genel olarak bir sorun yok. Ancak, neye aşık olduğumuz ve neyi çok istediğimiz/sevdiğimiz konusunda bir sorun var. Mesela, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda ki aşk şiirlerinde sevgili faslıyla, Klasik Türk Edebiyatı’nda ki sevgili faslı, aşık olmaları, neye aşık oldukları, ne kadar sadık oldukları vs. oldukça farklıdır. Dönemin edebiyatı, o dönemin fikirlerinin izdüşümüdür, kişisel kanaatimce. Şimdiyse aşkın hali ve ölçümü(!) -ki bu devirde bu da mümkünmüş- ten uyumundan geçiyorsa, romantik çağları çoktan geçmişizdir.

  6. Muhammet Atilla diyor ki:

    Bu sözlerinize gönülden katıldığımı belirtmek isterim…yalnız bunlar bir gün hayal olmuyor mu?Sormak istedim nereye kadar?

  7. Mürvet Tarakcı diyor ki:

    Eğer samimiyet ve içten bağlılık varsa son nefese kadar Atilla Bey.

  8. paradaise_lost diyor ki:

    Sevmek, bir web sayfasına uzunca anlamlarını yazmak değilmiş dimi? yada sevmek :sevgisi uğruna herşeyi ayaklar altına alıcak yüreği taşıyamamkmış…ozaman bunuda ekle bu ütopik yazıya :: sevmek ,sevgisini bir hiç ugruna ayaklar altına alıp terk edip gitmekmiş…

  9. Aylan diyor ki:

    Sevmek de göreceli kavram oldu aska inanmam ama sevgiye inanirım sevgi geçici değildir çunku daha saglam basar yere ayakları,ama şu varki beylerinde bayanlarinda sevgileri sezonluk gönül doyasıya sevmek sevdikce beslenmek büyümek ister sevmek bir insanı tanımayana kadar degildir tanıdiktan sonra sevmek sevdikce tanımak onu bütün haliyle iyi huyuyla olumsuz huyuyla sevmektir.klasık olucak ama bana göre sevmek sonsuz güvenmektir onun icin ne yapabilirim dusuncesinı hayata gecırmektir vefadır fedakarlıktır ilkönce can degıl cananı dusunmektir kandırmamak kandırılmamaktır ne kendını ne karsısindakini leyla ile mecnun,ferhat ile şirin,kerem ile aslı gibidir. ben bugüne kadar bulamadım INSALLAH Bundan Sonra bulurum bu tur sevgiyi ve herkesin bulmasını temennı ederim

  10. Erman Perk diyor ki:

    günlerden 14 şubat.Bir günü anlamlı kılmak mı önemli ?
    yoksa anlamını hep taşıyabilmek mi…
    sevginin güzelliği her anını yaşadığında hissedilir..

    özel anlar,hayaller,bakışmalar,öpüşmeler,sarılmalar bir günde mi yaşanmalı !
    sevmek emek ister derler…
    Herkesin özel günü bir anda yaşandıktan sonra ne özelliği kalır ki ?
    seviyorsan karşındakini bakmazsın bir güne sığdırmazsın süprizlerini o güne…
    farklıktır her gün sevebilmek,tadına varmaktır beş duyunla ,ruhunla…
    hiç yılmadan,bıkmadan her gün aynı bakışlarla…
    inanmaktır sonsuzluğa…
    bütün dünyayı görememektir …
    sadece bir insanı gördüğünde farklı bir dünyada olsa bile görebilmektir..

    elindeki sıcaklığını her tuttuğunda hep aynı olduğunu hissedebilmek…
    deniz kenarında denizin keman çaldığını duyabilmek…
    insanlar 365 günü bölmemeli,her günü saatlere hatta saniyelere bölmeli…
    sindire sindire yaşamalı sevgisini…
    kalbi sevdiği kalbin çarp atışını hep duymalı yüreğinde…

    bir çiçek vardır güneşe bir kere aşık olur…
    açtığı zaman aşık olduğunu anlarsınız ve asla her gece yaşadığı
    yalnızlığa yenilmez bazen solsada bilirki güneşi yeniden doğacak
    ilk gün açtığı gibi hergün taze kalacak sevgisi…

    zaten sevgi sonsuzluğa ulaşmışsa,
    bugünün 14 şubat olduğuna hiç bir kalp dikkat etmez…
    çünkü onlar için hergün bir başka özeldir..
    sevdiklerinin kıymetini hergün yeni baştan yaşarlar son nefese kadar

  11. barış aydemir diyor ki:

    Bence yazar sevmenin anlamını açıklamaya çalışmış ama bu çağda bunun ne kadar zor ve olanaksız olduğu konusunda hepimiz hem fikiriz sanırım gerçek sevgilerin yerini menfaat ilişkilerinin aldığını üzülerekte olsa biliyoruz.ve bu insanları mutsuzluk mekanikliği içinde içinden çıkılmaz bir bilinmeze doğru sürüklüyor. sevgililerde bügünlerde kaç dakikaya sığabiliyor iletişimin bu kadar kolay olduğu çağda sevgi ve sevgililer açıkça ihanet içindedirler sevgi ve sevgiliye ve bunun bedelini ödeyecekler zaman onların yanıldığını yüzlerine verduğu zaman çok geç olacak ve onları gerçekten sevenleri yanlarında bulamayacaklar sahte sevgilileri ve gençlikleri onları terk ettiği zaman yaşlandıkları zaman yanlarında kimseyi bulamayacaklar ve herkez yaşlanır kimse zamana karşı duramaz gerçek sevgi ve sevgililer hariç herkezin gerçek sevgililerine sahip çıkması dileğiyle sevgiler.

  12. lale diyor ki:

    Bence sevmek sadece Allah için olmalı karşılık beklemeden sevmek anlamlı olur gerisi gelir zaten bence….

Yorum Yaz, Görüş Bildir

E-mail adresin yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.